Yağmurun camı tıngırdatıp geceyi daha da ağırlaştırdığı bir akşam, içimde bir sıcaklık kıpırtısı var. 1.68’lik, kıvrımlarla dolu bedenimi çarşaflara bırakınca odanın havası bir anda değişiyor; ellerim, dudaklarım ve o titreyen nefesimle gecenin temposunu yavaşlatıp tekrar hızlandırabiliyorum. Gecelik buluşmaların verdiği özgürlükle, her dokunuşu uzatıyor, her kıpırtıyı karşılıklı bir ritme dönüştürüyorum.
Burada olmak, Bağcılar’ın kalabalık caddelerinden sıyrılıp, sadece ikimize ait bir sıcaklık adacığı yaratmak demek. Mall of İstanbul’un ışıklarını uzaktan seyrederken, yağmurun sesi dışarıda kalıyor; içeride sadece nefesler, tenler ve o sürekli artan nabız var. İster kısa bir mola ister şafaka sökene dek süren bir gece olsun, her anı karşılıklı isteğin şekillendirmesine izin veriyorum.
İstersen E-5’in kolay ulaşımını kullanıp, Yıldıztepe ya da 15 Temmuz Mahallesi’nden kısa sürede gelebilirsin; ben de kendi yerimde, gece boyunca seni ağırlamaya hazırım.
